Ekonominin Yeni Lokomotifi

EKONOMİNİN YENİ LOKOMOTİFİ

Mobilya, üretim ve ihracatta büyüme rekoru kırıyor. Sektörde markalı üretimin pazar payı yüzde 50’ye ulaştı.

Erkan Kızılocak'ın haberi/Para Dergisi

8 bölgede yoğunlaşan üretim ve satış kanallarında çalışan sayısı 250 bini buluyor. Sektör ekonominin yeni lokomotifi olmaya hazırlanıyor.

SON yıllarda yüksek büyüme hızıyla dikkat çeken mobilya sektörü, ekonominin yeni lokomotifi olmaya doğru yol alıyor. Son 10 yılda ciddi bir atılım yapan sektör 2009 yılı itibariyle, 10 milyar 500 milyon dolarlık üretim hacmine ulaştı. Bu rakam önceki yıl 9 milyar dolar ve 2007’de ise 7 milyar 800 milyon dolar civarındaydı. 2013 yılı için 19 milyar dolarlık üretim projeksiyonuna sahip olan sektör yıllık ortalama yüzde 13’lük büyüme potansiyeliyle iştah kabartıyor. Sektörde ciddi üretici olan ve ihracat yapan çok sayıda marka olmasına karşın, irili ufaklı binlerce üreticiden bahsetmek mümkün. Kesin verilere ulaşmak zor olsa da sektör kuruluşlarının ve temsilcilerinin derlediği en son verilere göre,

sektörde 29 bin 346’sı  üretici, 32 bin 382’si perakendeci olmak üzere 60 bin kadar şirket faaliyet gösteriyor. Üretimin ise orman ürünleri açısından zengin olan bölgelerde yoğunlaştığı görülüyor. Önemli mobilya üretim bölgeleri arasında; İstanbul ilk sırada geliyor. İstanbul’da, en önemli iki merkez İkitelli Organize Sanayi Bölgesi’ndeki 778 mağaza ile Masko ve 350 mağazası ile küçük sanayi sitesi Modoko. İstanbul mobilya sektörü işletme başına ortalama 3.7 kişilik istihdam düzeyi ile 3.2 olan Türkiye ortalamasının üzerinde bir istihdam yapısına sahip. Ankara, mobilya üretiminde istihdam düzeyi ve işletme sayısıyla İstanbul’un hemen ardından geliyor. Ankara’da mobilya sektörü Siteler ile özdeşleşmiş durumda. 1960’lı yıllarda kurulan Siteler bugün 5 bin dönüm arazi üzerinde faaliyet gösteren büyük bir organize sanayi bölgesi.

Bölge küçük ve orta ölçekli mobilya üretimi yapan 10 bin işletmeyi barındırıyor. Emek yoğun çalışan Siteler’de büyük ölçekli üretim yapan firma sayısı az. Bursa-İnegöl bölgesi gelişme dinamiği yüksek bir bölge. Hammadde kaynaklarına yakınlık avantajına sahip olan bölge, istihdam sayısıyla Ankara’dan sonra ikinci, ihracat bakımından Kayseri ve İstanbul’un ardından üçüncü sırada geliyor. Endüstriyel ama markalı mobilya denilince akla gelen üretim üssü ise Kayseri. İlde mobilya sektörünün yükselişi kanepe, koltuk ve yatakla başlamış. Teknolojik gelişmeler ve yeni yatırımlarla bugün mobilyanın her dalında üretim yapan firmaları ile Kayseri, Türkiye’nin önemli bir mobilya merkezi haline gelmiş. Kayseri’de sektörde faaliyet gösteren firma sayısı 3.500. Firma başına düşen 11.5 kişilik istihdam düzeyi ile bölgede Türkiye ortalamasının çok üzerinde bir oranla eleman istihdam ediliyor. Kayseri, ev ve ofis mobilya ihracatının yüzde 33’ünü tek başına gerçekleştiriyor. İzmir bölgesi, istihdam düzeyi bakımından 5. sırada geliyor. Firma başına düşen çalışan sayısı 2.66 kişiyle Türkiye ortalamasının altında istihdam düzeyine sahip olan bölgede daha çok küçük firmalar bulunuyor. Diğer üretim bölgeleri arasında Konya, Çanakkale, Adana ve Kocaeli’yi saymak mümkün.

Perakende satış kanallarında çalışanlar ve kayıtdışı bir şekilde dahil edildiğinde sektörde yaklaşık 250 bin kişinin istihdam edildiği tahmin ediliyor. Mobilya Tanıtım Grubu’nun verilerine göre, 90’lı yıllara kadar atölye ve marangoz ölçeğinde küçük işletmelerden oluşan sektörde bu tarihten itibaren büyük ölçekli işletmeler artmaya başladı. İstihdam yapısı açısından incelenen 608 işletmenin yüzde 99’u 1 ila 49 arasında işçi çalıştıran küçük işletmelerden oluşurken, yüzde 0.085’i 50 ila 99 arasında işçi çalıştıran orta ölçekli işletmelerden oluşuyor. 100 ve üzeri işçi çalıştıran büyük ölçekli işletmelerin oranı ise yüzde 0.074. Büyük şirketlerin yüzde 82’si anonim şirket statüsünde faaliyet göstermesine karşın, sektörde aile şirketi kavramı önemini koruyor.

ESNEK ÜRETİM AVANTAJI

Her yıl artış gösteren mobilya ihracatı son yıllarda komşu ülkelere yönelik atakla patlama yaptı. 2003 yılında 500 milyon dolarlık ihracat önceki yıl 1.5 milyar dolar sınırına yaklaştı. 2008’de kriz nedeniyle 1 milyar 300 milyon seviyelerine gerilese de artış trendi devam ediyor. Buna karşılık mobilya ithalatı son 3 yılda gerileme gösterdi. Keza 2007 yılında 620 milyon dolar olan mobilya ithalatı 2009 yılında 496 milyon dolara geriledi. Sektör halen iç pazar ağırlıklı bir yapıya sahip. Buna karşın dünya mobilya pazarından daha fazla pay almaya çalışıyor. Keza dünya mobilya sektörü bugün 220 milyar dolarlık büyüklüğe ulaşmış durumda. Bunun 150 milyar doları iç pazarda satılırken 70 milyar dolarlık kısmı uluslararası ticarete konu oluyor. Çin, Endonezya, Malezya ve Tayland dünya üretiminin yüzde 30’unu karşılıyor. Türkiye ise bu rekabette bir taraftan tasarım ağırlıklı ürünleriyle Avrupa pazarında payını artırırken, diğer taraftan esnek üretim avantajını kullanmaya çalışıyor. Sektör temsilcilerinegöre, Türkiye’nin bu alandaki en büyük üstünlüğü, hızlı ve esnek üretim modeli.

Çin ve Hindistan eksenli ülkelerin görece ucuz işgücü maliyetine karşın, Türkiye `nin AB ülkelerinin yanı sıra gelişmekte olan ülkelerin de merkezinde yer alması ve lojistik avantajları, mobilya üretim merkezi olmasının önünü açıyor. Türkiye mobilya üretimindeki bilgi birikimi, tasarım ve modaya uygun ürünler geliştirme, kolay ulaşabilirlik açısından da mobilya yatırımlarının hızlanacağı bir coğrafi üstünlüğe sahip.

Mobilya ihracatında en büyük payı son dönemdeki yakınlaşma ve vizenin kaldırılması sonrasında komşu ülkeler almaya başladı. Mobilya ihracatında aslan payını yüzde 54.8 ile komşu ve çevre ülkeler alıyor. Hatta 2009’da global kriz nedeniyle AB ülkelerine ihracat azalmasına karşın, komşu ülkelerine ihracatta sağlanan artış bunu telafi eder boyutta oldu.

İhracatta ilk sırayı Irak yüzde 12.4 ile alırken, bu ülkeyi Almanya yüzde 9.7, Azerbaycan yüzde 6.1, İran yüzde 6 ve Fransa yüzde 5 ile izliyor. Libya’nın son dönemde payını artırarak yüzde 3.6 ile Top 10 listesine girmeyi başardığını belirtelim. Son dönemde ihracatta asıl patlamayı yapan ise Hindistan oldu. Dış Ticaret Müsteşarlığı, İstanbul İhracatçı Birlikleri, Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu ve Mobilya Sanayicileri Derneği öncülüğünde düzenlenen ticari heyet programlarını izleyen bir yıl içinde Hindistan’a mobilya ihracatı yüzde 144 artış gösterdi. 2008 yılında 1 milyon 348 bin dolar olan Hindistan’a mobilya ihracatı, geçtiğimiz yıl ikiye katlanarak 3 milyon doların üzerine çıktı. Sektör temsilcileri bunu yeni pazar arayışının sonucu olarak değerlendiriyor. Mobilya ihracatında en fazla talep gören; panel ürünler. İç pazarda ise mobilya tüketiminin yüzde 40’ını koltuk ve kanepeler, yüzde 20’sini yatak odaları, yüzde 15’ini yemek odaları, yüzde 25’ini banyo, mutfak ve diğer ürünler oluşturuyor. Buna karşın son dönemde katma değeri yüksek, işçilik gerektiren ürünlerin ihracattaki payının artması dikkat çekiyor. 
 
TALEP PANEL ÜRÜNLERE

Mobilyada son yıllarda tasarıma önem veren markalar artıyor. Süslü mobilya denilen modern barok tarzı ürünlerin payı giderek artıyor. El işçiliğine dayanan ve sipariş üzerine üretim yapan bu markaların bir araya geldiği Mobilya Sanayicileri İthalat ve İhracatçıları Derneği (MOBDER) verilerine göre, son dönemde Rusya, Azerbaycan ve İran gibi ülkelerden özel tasarım ürün siparişi arttı. MOBDER Başkanı ve aynı zamanda MOBİ’nin de sahibi olan Raşit Karaaslan, bu tarz mobilyanın çoğunlukla Bağımsız Devletler Topluluğu (BDT) ülkelerinden geldiğini belirtiyor. El işçiliğine dayalı bu yeni tarz mobilya ise Karaaslan’a göre, klasik olanın güncel yaşam ihtiyacıyla buluştuğu modern barok. Bu aslında rokokoyu andıran çok fazla süslü, altın yaldızın, gümüş varakların kullanıldığı Swarovski taşların kullanıldığı olabildiğince süslenmiş mobilyalar. Ve bu tarz mobilyanın dünyada ciddi bir pazar payı var. Her yıl dünyada birkaç fuar düzenleniyor. Son 3 yılda bu tarz mobilyanın payı artış gösterdi.

Karaaslan’ın verdiği bilgiye göre, Rusya, Libya gibi komşu ülkelerde proje işleri mobilya sektörünün ihracattaki performansını ciddi oranda etkiledi. Yapılan işler arasında üst düzey kamu yöneticilerinin çalışma ofisleri, rezidansları, misafirhaneler, yazlıkları vs bulunuyor. Örneğin Mete Bronz firması, Azerbaycan’da Sayıştay binasının mobilyasını tedarik etti. Karaaslan’a göre, Irak şu anda alt seviyedeki ucuz mobilya ihtiyacını karşılıyor. Ama daha sonra kalite çıtası yükselecek. Birleşik Arap Emirlikleri’nin ciddi potansiyeli var.

Bu ülkelerde milyon dolarlık işler yapılıyor. Panel tarzı endüstriyel ürünler yerine ustalık ve katma değer gerektiren ürünler çok talep görüyor. Türk mobilyasının kalitesi ve tarzıyla Avrupa’da bile beğenildiğini ifade etmek için Karaaslan şu örneği veriyor; “İstanbul Mobilya Fuarı’nda beklerken, standa iki İtalyan geldi. Bizim ürünlere bakarak, bana fason üretim yapmayı teklif ettiler. Düşünün dünyanın tasarım ve moda devi, bir Türk firmasına fason üretim yapmak istiyor.” Mobilyanın önümüzdeki 10 yılın lokomotif sektörü olmaya aday olduğunu savunan Karaaslan, gelişmeyi tekstil sektörüyle kıyaslıyor. Karaaslan’a göre, tekstilde Türkiye, ciddi performans gösterip ihracatta iyi noktaya geldi ama artık tıkandı. Çünkü sektör önemli bir hata yaptı. Avrupa’ya mal isteyen ülkelere sadece fason üretim yapmak işi çözmüyor. Bir taraftan da marka olmak için yatırım yapmaları gerekiyordu. Tekstilde marka olmuş kimse yok.

1+0 DAİRE İÇİN MOBİLYA

Mobilyada diğer bir gelişme ise son dönemde yaygınlaşan 1+1 ve 1+0 konut tarzına uygun ürünler. Özellikle küçük konutlar için üretilen ürünlere yönelik ilgi dikkat çekiyor. “Hayatınıza yer açın” sloganıyla bu tarz mobilya üretimi yapan Gaysan Mobilya’nın hedefinde, konutların yanı sıra ofis, home-ofis, stüdyo daire, otel, hastane, öğrenci yurdu gibi mekânlar var. Gaysan Mobilya Genel Müdürü Can Özdemir, giderek daralan yaşam alanları için en az yeri

işgal ederek alan tasarrufu sağlayan ideal tasarımlar yapmaya çalıştıklarını vurguluyor. Türkiye genelinde 10 noktada, yurt dışında ise Avusturya, Azerbaycan, Bulgaristan ve Belarus’ta bulunan bayileri aracılığıyla faaliyet gösteriyor. Üretim merkezi İstanbul Beylikdüzü’nde ve merkez showroomu ise İkitelli Masko’da. Gaysan yurtdışındaki bayii sayısını arttırmayı amaçlıyor. Özdemir’in verdiği bilgiye göre, açılınca yatak, kapanınca gardırop, televizyon ünitesi, masa ya da kütüphane olan ürünlerin satış oranı giderek artıyor. Örneğin, yatak üniteleri, özel bir mekanizma sayesinde içinde yorgan ve yastığın sabit kalacağı şekilde katlanarak kapatılabiliyor. Ayrıca yataklar yaysız olma özelliğine bağlı olarak mobilya ile birlikte katlanabiliyor.

BEBEK YATAĞI, UYKU YAPAN YASTIK

Sektörde en yenilikçi ürünler yatak üretiminde dikkat çekiyor. Özellikle çocuk ve bebeklere yönelik ortopedik ürünler ilgi görüyor. Yatak ve uyku ürünlerine yönelik uzmanlaşan White&Soft, kişiye özel uyku ürünleri imal ediyor. Ortopedik yataklarda NASA tarafından geliştirilen memory foam yani akıllı sünger denilen bir malzeme kullanılıyor. Bu malzeme milyarlarca mikroskobik hafıza hücresine sahip. Uyurken malzemenin hücreleri, hareket kabiliyetiyle ısı ve ağırlığa duyarlı olarak vücudun şeklini alıyor. Firmanın geliştirdiği çift taraflı bebek yatağı ise, bebeklerin kas ve iskelet sistemlerine uygun olarak tasarlanmış. Alerjiye karşı da koruyor. Firmanın diğer ilginç bir ürünü ise ametist taşlı yastık. Metabolizmadaki statik elektriği topladığına inanılan ametist taşlı yastıkları, müşteriye özel üretiliyor. Bu alandaki diğer çok ilginç bir ürün ise; burç yastık koleksiyonu.

Burcuna göre, hangi sertlikte olacağına karar veriliyor. White&Soft’un sahibi Cem Akın, uyku ürünleri sektörüne, bu alandaki boşluğu gördükleri için girdiklerini anlatıyor. Yatak sektöründe altı yıldır faaliyet gösteren White&Soft, Azerbaycan, Dubai, Almanya ve Fransa gibi ülkelerden özel siparişler alıyor. Bu arada Akın, 2010 yılında bayilikler vermek üzere çalıştıklarını ifade ediyor. Bayilik için ücret talep etmediklerini vurgulayan Akın, “Tek koşulumuz, bayi adaylarının White & Soft’un merkeziyle uyumlu çalışmalarda bulunmayı kabul etmesi. Çünkü biz sadece satış ve kazanç odaklı düşünmüyoruz. White & Soft’un çok özel müşterilerine iyi davranacak, bayiliğimizi yürütürken mevcut White & Soft kriterlerini koruyacak partnerler arıyoruz. Bunun karşılığı da para ile ölçülemez” diyor.

ARA ELEMAN ARANIYOR

Mobilya Sanayicileri Derneği (MOSDER) verilerine göre, 170’den fazla ülkeye mobilya ihracatı  yapılıyor. MOSDER Başkanı ve Bellona Genel Müdürü

Nazif Türkoğlu’na göre, Türk mobilyası küresel arenada büyük ölçüde beğeni topluyor. Kalitesi ve tasarımıyla öne çıkan Türk menşeili mobilyalar, Avrupa’da üretilen mobilyalarla aynı kalitede olmasına rağmen daha uygun fiyata satılıyor. Uzakdoğu’da üretilen mobilyalara oranla hem daha kaliteli hem de daha özgün tasarıma sahip. Doğu ülkeleriyle zevklerimizin benzerlik taşıması da bu ülkelerde yeni iş birlikleri kurulmasını, ihracatı artırıcı çalışmalar yapılmasını gerektiriyor. İç piyasada ise, hem ev yenileme hem de yeni evlenen çiftlerin artmasıyla yatak odası satışları önceki yıllara oranla artış gösteren ürün grubu oldu. Türkoğlu, mobilyanın üretim, kalite, kapasite ve ihracat rakamları bakımından dünya standartlarını yakalamış bir sektör olduğunu savunuyor. Türkoğlu’na göre, sektörde ciro bakımından en fazla üretim Kayseri’de gerçekleştirilirken, Bursa (İnegöl), İstanbul, Ankara, İzmir, Adana gibi illerimizde de mobilya üretimi yoğunlaşıyor. Mobilya, ihtiyaç duyulan bir ürün olduğu için Türkiye’nin dört bir yanında büyük çaplı ya da küçük boyutlu üreticiler mevcut. MOSDER olarak markalaşma içine girdiklerini, tasarım ve ar-ge yapan mobilya sanayicilerini temsil ettiklerini belirten Türkoğlu’nun verdiği bilgiye göre, Türkiye’de ulusal marka sayısı 10, yerel marka sayısı ise 30’a ulaşmış durumda. Sektörde teknolojiye dayalı üretim yaygınlaşmış olmasına rağmen insan gücüne önemli ölçüde ihtiyaç duyuluyor. İstihdam dostu bir sektör olan mobilya sektöründe, yan sanayi ile birlikte 500 bin kişi istihdam ediliyor. Buna karşın, sektörde ara eleman sıkıntısı çekiliyor. Sorunun çözülmesi için meslek liselerinin teşvik edilmesi gerekiyor. Ayrıca, tasarıma odaklanan sektörde tasarımcılar için de istihdam potansiyeli mevcut.

“BOŞLUĞU DOLDURABİLİRİZ”

Mobilya sektörü, 2023 yılında yani Cumhuriyet’in 100’uncu yılında hedefini 6 milyar ihracat olarak belirledi. Buna göre, Türkiye’nin 500 milyar dolar olarak hedeflenen ihracatından alınacak pay yüzde 1.5’dan yüzde 2’ye çıkmış olacak. Doğtaş Mobilya Yönetim Kurulu Başkanı ve TOBB Mobilya Sektör Meclisi Başkanı Davut Doğan, ihracatta yıllık yüzde 40 büyüme yakalandığını belirterek, vizenin kaldırılması sonrasında yeni pazarlar sayesinde ciddi artış gerçekleştirdiklerini söylüyor. Doğan’a göre, Türkiye eğer potansiyelini değerlendirebilirse, mobilyada üretim merkezi olabilir. Keza, bundan 7-8 yıl önce dünya mobilya devi olan Almanya, üretimini Polonya’da yaptırıyordu. Sonra Polonya AB üyesi olunca, üretimini bu kez Çin’e kaydırdı. Diğer AB ülkeleri de üretimlerini taşıdılar. AB ülkelerinde üretim azaldı. Türkiye Avrupa’nın yeni üretim üssü olabilir. Yurtiçinde ise markalı üretimin pazardaki payı 2002 yılında sadece yüzde 10 civarındaydı.

Ancak şu anda bu oran yüzde 50’ye yaklaştı. Sektörün en önemli önceliğinin uzmanlaşma olması gerektiğinin altını çizen Doğan, önümüzdeki dönem sadece tek bir ürünle öne çıkan firmaların marka haline geleceğini söylüyor. Yurtdışında mağaza faaliyetlerine de değinen Doğan, Doğtaş olarak 50 ülkede 75 mağaza sayısına ulaştıklarını ifade ediyor. Bu ülkeler Avrupa’dan Afrika ve Uzakdoğu’ya kadar geniş bir coğrafyada. Üstelik 35’i Doğtaş ismiyle faaliyet gösteriyor. Yurtdışında İstikbal, Bellona, Çilek, Kilim ve Alfemo vb firmaların da birçok mağazası bulunuyor. Örneğin Çilek Mobilya Londra’da 11 mağaza açmak için anlaşma imzaladı. Şu anda Londra’da 3 mağazası bulunan Çilek, pazarı test etmek amacıyla 2008 yılında ilk mağazasını Essex Road’da cadde mağazası olarak açmıştı. Kısa bir sonra da Edmonton’da bir alışveriş merkezinde ve Chiswick’te bir cadde mağazasını daha açtı. Çilek, pazarda aldığı başarılı sonuçların ardından Londra’da 11 mağaza açma kararı aldı. Davut Doğan, sektördeki potansiyele dikkat çekmek için, her yıl ortalama 700 bin konut üretildiğini, yine her yıl yaklaşık 650 bin nikah kıyıldığını ve yaklaşık 1 milyon taşınma gerçekleştiğini örnek veriyor.

MODOKO’DA MİMARLAR ÜRETİYOR

İstanbul’da mobilya üretimi ağırlıklı olarak Avrupa yakasında Masko’da, Anadolu yakasında ise Modoko’da toplanmış durumda. Ümraniye’de 150 bin metrakare alanda kurulu olan Modoko Mobilyacılar Sitesi’nde 350 tane firma faaliyet gösteriyor. Bu firmaların yüzde 20’si mevcut markalı mobilyaları satarken, geri kalan yüzde 80’lik kısım ise özel tasarımlı kendi markalarını satıyor. Modoko içerisindeki mağazalarda 5 bin kişi, üretim yapılan atölyelerde ise 25 bin kişiye istihdam sağlanıyor. Modoko toplam 30 bin kişinin iş kapısı. Modoko Mobilyacılar Sitesi Yönetim Kurulu Başkanı Etem Özçelik’in verdiği bilgiye göre, sitede klasik mobilyalar, ofis mobilyaları,  genç ve çocuk odası mobilyaları, mutfak ve banyo takımları, bahçe mobilyaları, döşeme ve ev tekstil ürünleri ve dekorasyon  malzemeleri bütün çeşitleriyle bulunabiliyor.

Modoko’nun en büyük farkı her türlü mobilyanın müşterinin tercihiyle özel tasarım olarak  ürettirilebilmesi. Özçelik, Modoko’nun sektördeki yerini şöyle tarif ediyor: “Mobilya sektöründe Kayseri sanayileşme sürecini başlattı. İnegöl’de mobilyalar halen sanaatkarlık boyutunda atölyelerde yapılıyor. Ankara’da ise sanayileşme ve esnaflık birarada yürüyor. Bunlar içerisinde Modoko ortada duruyor. Modoko’daki işletmelerin büyük çoğunluğu atölye tipi üretenlerden oluşuyor. Modoko’yu diğer üretim merkezlerinden ayıran en büyük özellik ise istenilen mobilya modelinin işletmelerin istihdam ettiği mimarlar eliyle üretilebilmesi. Yani Modoko’nun tasarım yönü güçlü.”

Özçelik, komşu ülkelerle vizenin kaldırılmasından memnun ama gümrük vergisinden şikayetçi. Şöyle ki, özellikle mobilya ithal eden ülkeler kendi üreticilerini korumak adına yüksek gümrük vergileri alıyor. Yani ürünün fiyatı gümrüğü geçtiğinde iki katına yükseliyor. Bu yüzden bazı üreticiler o ülkelerde üretimi bile göze alıyor.

İstanbul’da  ikinci mobilya merkezi ise İkitelli’deki MASKO mobilya kenti. Başlangıçta marangozlar sitesi olarak kurulan MASKO daha sonra perakende satış mağazalarına da yer vermeye başladı. Şu anda üretim ve satışın tek çatı altında toplanması mobilya alıcısını buraya yöneltiyor. 778 mağazadan oluşan MASKO’da, genç, bebek, mutfak, büro mobilyaları, aksesuarlar, ev tekstili ile halı ve cam ürünleri bulmak mümkün. Atatürk Havalimanı’na yakın konumu nedeniyle yurtdışından gelen alıcı grupların ilgisini çekiyor. Avrupalı müşterilerin yanında Rusya, Azerbaycan ve Türki Cumhuriyetler’den çok sayıda alım heyeti geliyor. MASKO Başkanı Hasan Karcı, “Son dönemde ihracatta fevkalade bir gelişme var” diyor. 2010’un ilk 3 ayında yüzde 20’lik artış gösterdiklerini vurgulayan Karcı, işlerin daha fazla artmasıyla yeni bayilik ve iş alanları açılabileceğini söylüyor. Karcı’ya göre, firmalar perakende ve toptan ihracat yapacaksa mutlaka MASKO’da yeri olması lazım. Müşteri yurtdışıyla eşit şartlarda aynı kalite ve tasarımda ürün alabiliyor. Çünkü MASKO’da rekabet var.

OFİSTE YEŞİL MOBİLYA TRENDİ

Mobilyada farklı trendler de son yıllarda dikkat çekiyor. Bunlardan biri ofis mobilyasında görülen yeşil trendler. Hemen her sektörde çevre dostu ürünler ilgi görürken, mobilyada da aynı eğilim sözkonusu. Yüksekliği ayarlanabilen döner koltuk ve sandalyeler yeşil trendin takipçisi gibi. Ofis Mobilya Sanayicileri Derneği (OMSİAD) Başkanı Ercan Ata, modern görünümlü tasarımla birlikte, şu anda ofis mobilyalarında yeni trendin açık ofis sistemi olduğunu söylüyor. Ata’ya göre, ofiste hareketli ürünlerin kullanılması aynı ortamda fazla kişinin rahatça çalışmasına imkan veriyor. Bunun yanında modern toplantı masaları ve grupları da önemli bir yer tutuyor. OMSİAD verilerine göre, yıllık 1.5 - 1.8 milyar dolarlık bir büyüklüğe sahip olan ofis mobilya sektöründe, 2009 yılı itibariyle 312 milyon dolar ihracat, 210 milyon dolar da ithalat gerçekleşti.

 MUTFAK VE BANYODA MİNİMALİST ÜRÜNLER

Yıllık bir milyon adet yada 3 milyar liralık büyüklüğe ulaşan mutfak ve banyo mobilya pazarında ise büyük şehirlerdeki yaşam tarzıyla alakalı olarak minimalist, modern ürünler ilgi görüyor. Ekonomik, hijyenik ve doğal malzemeler, daha kullanışlı derin çekmeceler, ray dolap gibi fonksiyonel parçalar, modül içlerinin maksimum kullanımına izin veren aparatlar, büyük hacimli kiler dolapları son yılların dikkat çeken ürünlerinden bazıları. Ahşap Mutfak ve Banyo Mobilyası Sanayici ve İthalatçıları Derneği (MUDER) Başkanı Mehmet Zeki İyibaş, sektörün inşaat sektöründeki büyüme yada daralmaya doğrudan bağlı olduğunu söylüyor. Özellikle 2005 yılından sonra atağa geçen inşaat sektörüyle birlikte mutfak ve banyo mobilya sektörü de 2005-2008 arasında ciddi bir ivme kazandı. Buna karşın küresel krizin olumsuz etkisini de son 2 yıldır hissetmiş. Buna karşın İyibaş, mobilyada sağlanan KDV indirimi ve Halkbank ile Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği tarafından desteklenen “evini yenile” kampanyası sayesinde pazarın biraz canlandığını belirtiyor.
 
Mobilya üretiminin illere göre dağılımı

İller Firma sayısı çalışan sayısı

İstanbul 6.458 35.633

Ankara 5.361 30.062

İzmir 2.379 14.142

Bursa 2.130 16.096

Kayseri 740 20.280

Diğer 12.278 42.000

Toplam 29.346 158.213

Kaynak: DTM


Türkiye’nin mobilya ihracatı

Yıllar Değer(1000 $) Miktar(ton) Ort.birim fiyat($/kg)

2005 639.100 236,581 2.70

2006 693.525 248.318 2.79

2007 940.383 292.576 3.21

2008 1.212.676 333.996 3.63

2009 1.057.713 320.418 3.30


Kaynak: DTM
 

Türkiye’nin mobilya ithalatı


Yıllar Değer(1000 $) Miktar(ton) Ort.birim fiyat($/kg)


2005 327.999 64.283 5.10

2006 460.361 81.958 5.62

2007 620.983 92.018 6.75

2008 668.693 97.117 6.89

2009 496.316 77.097 6.44


Kaynak: DTM
 

Mobilya ihracatında ilk 10 ülke

(2009)


Ülkeler İhracat (1000 $) Payı(%)


Irak 130.696 12.4

Almanya 102.352 9.7

Azerbaycan 64.741 6.1

İran 63.536 6

Fransa 58.470 5.5

Yunanistan 44.698 4.2

Hollanda 43.871 4.1

İngiltere 40.254 3.8

Libya 37.743 3.6

Türkmenistan 36.486 3.4


Genel toplam 1.057.713 100


Kaynak: DTM
 

Mobilya ithalatında ilk 10 ülke

(2009)


Ülkeler İthalat(1000$) Payı(%)


Çin 156.867 31.6

İtalya 60.204 12.1

Almanya 48.153 9.7

Polonya 39.108 7.9

İspanya 26.274 5.3

Fransa 23.486 4.7

Vietnam 18.473 3.7

Endonezya 16.164 3.3

Japonya 14.827 3

Romanya 9.843 2


Genel toplam 496.316 100


Kaynak: DTM
 

Mobilya ihracatında ilk 10 ürün


Ürünler Miktar(1000 $)


Yatak odasında kullanılan ahşap mobilya 142.855

Yatak olabilen oturma mobilyası(kamp,bahçe) 133.500

Yemek ve oturma odaları  için ahşap mobilyalar 104.078

Diğer ahşap mobilyalar 74.309

Taşıtlarda kullanılan  oturmalık mobilya 72.067

Oturmaya mahsus diğer mobilyalar 64.067

Ahşap iskeletli içi doldurulmuş  diğer mobilyalar 61.266

Diğer metal mobilyalar 51.695

Metal yaylı yataklar 27.720

Taşıtlar için oturmalık mobilyaların parçaları 25.819
 


Kaynak: DTM


Mobilya ithalatında ilk 10 ürün


Ürünler Miktar(1000 $)


Taşıtlar için oturmaya mahsus mobilya parçaları 101.917

Ahşap iskeletli içi doldurulmuş  oturmaya mahsus diğer mobilyalar 42.519

Ahşap diğer mobilyalar 39.565

Metal iskeletli içi doldurulmuş  oturmaya mahsus diğer mobilyalar 35.971

Metal iskeletli içi doldurulmamış oturmaya mahsus diğer mobilyalar 26.808 Yemek odaları ve oturma odaları için ahşap mobilyalar 26.191

Metalden diğer mobilyalar 25.279

Diğer maddelerden diğer mobilyalar 22.560

Ahşap iskeletli içi doldurulmamış oturmaya mahsus diğer mobilyalar 22.506

Yatak odalarında kullanılan ahşap mobilyalar 19.328


Kaynak: DTM


Dünya geneli mobilya ihracatı


Yıllar Miktar(1000$)


2004 77.915.611

2005 84.548.927

2006 93.013.158

2007 110.225.532

2008 117.359.776
 

Kaynak: DTM


Dünya geneli mobilya ithalatı


Yıllar Miktar(1000 $)


2004 84.497.638

2005 93.162.548

2006 101.187.150

2007 119.156.037

2008 122.849.432


Kaynak: DTM
 

Üretim projeksiyonu (2007-2013)


Yıllar Üretim(milyon $)


2007 7.800

2008 9.000

2009 10.500

2010 12.500

2011 14.000

2012 16.300

2013 19.000

Ort.yıllık artış yüzde 13


Kaynak: DTM


Başlıca üretici ve ihracatçı firmalar


Firma  Üretim yeri


Alfemo Mobilya İzmir

Bostan-S Ankara

Boydak Kayseri

Bürotime Mobilya Konya

Ceha Büro Mobilyaları Kayseri

Çilek Mobilya Bursa

Doğrular Madeni Eşya Konya

Doğtaş Mobilya Çanakkale

Haksel Büro Mobilyaları İstanbul

Işılplast Plastik İstanbul

İdaş Döşeme İstanbul

İpek Mobilya Kayseri

Kilim Mobilya Kayseri

Koleksiyon Mobilya İstanbul

Konfor Mobilya İzmir

Mob Mobilya Ankara

Montel Mobilya Kocaeli

Nova Dekorasyon İstanbul

Nurus Dekorasyon Mobilya Ankara

Salkım Metal Bursa

Sürtaş Madeni Eşya İstanbul

Tem Mobilya İstanbul

Yağmur Mobilya Adana

Yataş Yatak İstanbul

Yatsan Yatak İzmir


Kaynak: DTM
 
Sektördeki fırsatlar


• Gelişime açık olması

• Ürün çeşitliliği

• Son yıllarda tasarım çalışmalarına hız verilmesi

• İşbirliğine ve yatırıma açık yapısı

• El işçiliğinin gelişmiş düzeyde olması

• İhracata yönelik çalışmaların artırılması

• Ucuz iş gücü

• Gittikçe artan teknoloji transferi

• Büyüme potansiyeline sahip olan iç piyasa

• Yeni tasarımlar ve kaliteli ürünlerle birçok ülke pazarına girilmesi

• Tekstilin mobilya ürünlerinde geniş bir yelpazede kullanılması önemli rekabet avantajı yaratıyor.


Kaynak: DTM
 
NOLTE, TÜRKİYE’DE HIZLI BÜYÜYECEK

Ürünleri Türkiye’de yıllardır satılan Alman hazır mutfak devi Nolte, 7 ay önce Türkiye’ye bizzat gelerek kendi mağazalarıyla faaliyet göstermeye başladı. Nolte’nin mağazalarında, Home Studio konsepti hazır mutfak ürünlerinin yanı sıra Germersheim marka yatak odası mobilyaları da satışa sunuluyor. Şirket, kısa sürede Türkiye’de 5 mağazaya ulaştı. Nolte Türkiye Müdürü Sabahattin Gürel, yıl sonuna kadar 10 mağazaya ulaşmayı hedeflediklerini söylüyor. Satışların oldukça iyi gittiğini belirten Gürel, projelerinde Nolte hazır mutfak ve yatak odalarını tercih eden mimar sayısının da giderek arttığını vurguluyor. Türkiye pazarında fırsatlara dikkat çeken Gürel’e göre, hazır mutfak pazarında oldukça büyük bir açık söz konusu. Mutfak mobilyası pazarının halen yüzde 80’i markasız üretimin elinde. Bu da hazır mutfaklara olan talebin ilerde artacağını gösteriyor.

Sabahattin Gürel, hala markalı  mobilya konusunda da açık olduğunu düşünüyor. Gürel, özellikle markalı yataktaki boşluğu doldurmak için mağaza sayısını artırmayı hedeflediklerini dile getiriyor. Nolte, Türkiye’de 2010 sonuna kadar 12, 2011 sonuna kadar da 18 satış noktasına ulaşmayı hedefliyor. Gürel, uzun vadede piyasa koşullarına göre başka yatırımlar için de yeşil ışık yakıyor.

HAFELE TÜRKİYE REKORLAR KIRIYOR

Almanya merkezli mobilya, kapı  donanımı ve aksesuarları devi Häfele, 1990 yılında temsilcilik vererek girdiği Türkiye pazarındaki konumunu 2005’te şirket kurarak pekiştirdi. Kısa sürede hızla büyüyen Häfele Türkiye, merkezin adeta gözbebeği haline geldi. Anadolu’nun farklı şehirlerinde 13 mağazaya ulaşan Häfele Türkiye, yıl sonuna kadar franchise modeliyle 7 mağaza daha açmayı planlıyor.

Häfele Türkiye Yönetici Ortağı ve Genel Müdürü Hilmi Uytun, halen dünya genelinde 100 bin, Türkiye’de ise 34 bin farklı ürünü müşteriye ulaştırdıklarını vurguluyor. Häfele Türkiye, bu yıl sonuna kadar 20 mağazaya ulaşmayı hedefliyor. Häfele Türkiye’nin 4 yıldır büyüme şampiyonu olduğunu ifade eden Uytun, “Bu yüzden bize ilave 7 ülkenin sorumluluğunu verdiler. Bu, organizasyonda çok alışılmış bir şey değil. Genelde ya bizzat gidilip şirket kurulur ya da merkezden o ülke yönetilir. Bu defa farklı bir şey yapıp 7 ülkeyi bize bağladılar. Oralara ihracat yapıyoruz. Türkiye’de ihracatçı bir şirket haline geldik” diyor.

Häfele, Türkiye’de şu ana kadar 16 milyon euro’luk yatırım yaptı. Türkiye’de farklı ülkelerde üretilen mallar da dağıtılıyor. Şirketin Türkiye’de 21 tedarikçisi bulunuyor. Uytun, önümüzdeki dönemde Türkiye’de bir fabrika satın alınabileceğinin sinyallerini veriyor.


Kaynak: patronlardunyasi.com